Zaman zaman İran sineması turuna çıkıyorum. Yaşamın farklı yönlerine bakmamı sağlıyor. Hep benzer türlere mahkum olduktan sonra böyle farklı türler keyif veriyor. Bu filmde yakın zamanda izlediğim Yakın Plan filminden sonra izlediğim bir diğer film. Oldukça akıcı içine çeken düşündüren ve kendi tarzında seyircinin fikirlerini sağa sola sallayan tarzda bir film. Film boyunca tarafların haklılığına karar vermeyi sağlayacak bir pozisyonda buluyor seyirci kendini. Bazen bir tarafa hak verip taraflıca izlerkenDevamını Oku
Tom Hanks’in rusyavari bir kurgusal memleketin evladını canlandırdığı şahane bir Speilberg filmi daha... Filmi izlemeden evvel okuduğum bazı görüşlerde Tom Hanks’in diğer filmleri kadar iyi olmadığı iddia edilse de bana göre bir Forrest Gumptan aşağı kalır yanı yoktur. İzlerken yüzünüzde yer yer büyük bir gülümseme yer yer bir hüzün bırakabilir.
Yayınlandığı ilk dönem sosyal medyada büyük bir kitle kazansa da aynı ilgiyi diğer sezonlarında göremedi. Şayet zevklerinize sosyal medyanın büyüsüyle yön vermiyorsanız bütün sezonlarıyla Mr. Robot’u bitirip dizi tarihinin en iyi final sezonuna şahitlik etmişsiniz demektir. Son iki sezonu hem sinematografisi hem de senaryosuyla uzun zamandır birçok dizinin ulaşmadığı bir kaliteye ulaşmıştır.
Twist içeren The Sixth Sense, The Others gibi dizi ve filmlerden sonra ben zaten anlamıştım önceden diyorsanız bu sefer sonunu tahmin edemeyeceğinize emin olabilirsiniz. 6 bölümden oluşan Netflix mini dizisinde ilk bölümler ağır ve klişe ilerlese de sonrasında yaşayacağınız şok tatmin edecektir.
Stephen King'in aynı adlı romanından uyarlanan ve yapımcılığını Lost -çok bozdu- gibi yapımlarla tanıdığımız J.J. Abrams'ın üstlendiği bilim kurgu mini dizimizde başrol abimiz zamanda geriye -dümdüz ahşaptan bir kapıdan geçerek- ulaşıp Kennedy suikastini engellemeye çalışıyor. Bu sırada 1960lar Amerikasında başına gelenleri ve zamanın doğası gereği başrol abimizi hedeften saptırmalarını her bir bölümde heyecan içinde izliyoruz. İzlediğiniz ve izleyeceğiniz mini diziler arasında en başı çekeceğinden şüphe duymayın. Şahane bir dizi. TekrarDevamını Oku
Agatha Christie'nin en sevdiğim romanlardan biri olan On Küçük Zenci'den uyarlanan şahane bir polisiye mini dizidir. Alnı öpülesi yazarımızın içinde bulunduğu her eserin müthiş olduğuna başka bir kanıt daha diyebiliriz bu dizi için. Klasik polis ve tanıkların içinde bulunduğu sorgu ortamından farklı bir şekilde ilerleyen bir yapısı olması da ayrı bir aksiyon katıyor hikayeye. Fakat önce kitabı okumanızı tavsiye ederim.
Breaking Bad'in kendine has müthiş yan karakterlerinden biri olan Saul Goodman'ın Walter White'ın Heisenberg olmasını izler gibi Jimmy McGill'in Saul Goodman olma hikayesini izliyoruz. BrBa'ye ortak oldukça fazla detay barındırıyor. Sinematografisiyle, hikayenin akışıyla ve ortak karakterleriyle bir nebze aynı tadı almamızı sağladığı kesin. Özellikle Mike amcamı ve Gus Fringe abimi görmek aşırı mutlu etti beni. Ayrıca son sezonda sürpriz karakterlerin gelecek olması da ayrı heyecan. BrBa severlerin bu diziyi deDevamını Oku
Tam anlamıyla ölmeden önce izlenmesi gereken dizilerden biridir çünkü bu diziyi izledikten sonra başka hiçbir dizi sizi tatmin etmiyor ve izleme şevki bırakmıyor. İzlemek istediğiniz tüm dizileri izlemenizi daha sonra ölmeye yakın bu diziyi izleyerek jübilenizi yapmanızı öneririm. 7 bölümden oluşan ilk sezonunu tam izlemeden diziyi bırakanlara sorduğunuzda sıkıcı ve anlamsız diye tanımlanabildiği fakat dizinin tamamını izleyen birisinin size saatlerce övebileceği bir dizidir. Kanser tanısı konmuş -herkesin bildiği üzere- birDevamını Oku
The Office’den sonra izlediğim en iyi sitcomlardan biri. Office’de efsanevi karakter Dwight abimizin kuzeni Mose’nın gerçek hayatta bu iki müthiş sitcom ve The Good Place’in yaratıcısı olduğunu öğrendiğimde fazlaca şaşırdım. Müthiş bir yazarsın Kuzen Mose... Brooklyn 99’a gelicek olursak ciddi olarak kaliteli sitcom denince akla gelen yapımlardan biri olduğu kesin. NYPD’deki bir polis karakolunda Jake Peralta abimizin ve etrafındaki şahane yan karakterlerle her bir dakikasında içine çeken absürd durumlara dalıyoruz.Devamını Oku